BLOG2 yorum var - 31 Ekim 2008 23:19Güçlüyüm ile başlıyor her şey 4 yorum var - 24 Ekim 2008 02:21Rüzgar yüreğimi söküp götürmek ister gibi esiyordu 2 yorum var - 19 Eylül 2008 23:48-bazen sihirli değneğim olsun istiyorum Ne çok boşluk vardı aslında ikisinin arasında… biri uyurken onun nefes alıp verişini dinlemeyi yüzünün her kıvrımını izlemeyi seviyodu diğeri uyumayı … biri rakının yakıcılığını karşısında oturanın teniyle ballandırıyodu diğerinin sevdiği damarlarındaki sarhoşluktu… biri hiç güneş doğmasın istiyodu diğeri hiç uyanmamak istiyordu… biri kaybolmak için liman seçiyordu diğeri zaten açık denizdi… biri hep sığındı diğeri hep sarıldı… biri içindeki herşeyi konuştu diğeri hep sustu… biri kalmak zorundaydı diğeri gitmek… biri elbet geri dönecekti diğerinin akrep ile yelkovanı birbirini kovalamaktan bıkmıştı… birinin içi boş kaldı diğeri boşta… biri bendim diğeri sen… 4 yorum var - 17 Eylül 2008 01:02Dönerken eylül ekime 1 yorum var - 16 Eylül 2008 01:25Hayat bir denizdir (11 yaşındaki bi kızın yazdığı ve cemal süreyya'ya gönderdiği şiirdir...) 7 yorum var - 03 Eylül 2008 00:52Büyümenin bu kadar zor olduğu hiç aklıma gelmemişti oysa ki… 4 yorum var - 19 Haziran 2008 06:38Gözlerin değdi gözüme ağladım bu gece hıçkırıklarla hem de…oysa güçlüydüm ben sen gittiğin günden benden vazgeçtiğin günden beri…en son görüşüm de bile bu kadar içim acımamıştı oysa ki neden ki yüreğime bu kadar hüzün salman? Seni sevdiğimden mi,yoksa vazgeçtiğinden mi?ama pişman değilim hiçbir şeyden…öğrettiklerin için teşekkürler…tesellilerin için de..ama artık onlara ihtiyacım yok,bil istedim…gidiyorum ben yolun nereye vardığı önemsiz.rakılı geceleri özleyeceğim,seni de…hüznünü alıyorum yanıma gözlerinle sözlerini bıraktım,bil istedim... ha yanımda inceden bir ezgi de götürüyorum,bilmesen de olur... zaten hoşuna gitmezdi işiteceklerin… 4 yorum var - 15 Haziran 2008 00:28Sen gittin ya.. Ne çok söylerdim sana bu cümleyi… Sen gittin ya… 1 yorum var - 05 Haziran 2008 16:40hayatta ve ayakta kalmak her zamankinden daha da zor benim için sanma ki mutluyum huzurum yerinde.hep derdim huzursuzluğum değil huzurum ol diye...Huzursuzluğumdun,huzuru bulurum sandım,yanıldım... herşeyi yaşayarak öğrenmek en iyisi dedim.yaşayayım dedim,yaşamak istemez oldum...artık kimseyi görmek istemiyorum hayatımda.çoğu kez mutluluğu hayal ederdim,şimdi hayal kurmaktan vazgeçtim karanlıkla sessizliği yaşıyorum.gündüzden de bıkar sesleri yırtar oldum kulaklarımdan... sanma ki güçlüğüm ,çekip gidebilmek değildir güçlülük mücadele edebilmektir aksine.ben ne çekip gidebildim ne de mücadele edebildim.sıkışıp kaldım yani kelimelerin arasında kimbilir iki sözcük bir cümledir beni sarıp sarmalayan,işitilmeyeceğini bile bile söylediğim,yankısını duyarım belki diye sessizce beklediğim... bencilim haklısın...kendi canımı kendim yakar oldum, başkasını daha çok sevmeyeyim diye belki de... anlattığın masalları hala hatırlıyorum aklımın not defterindeler...fakat masallara inanmak için büyük, iki sözcük bir cümle için hala küçüğüm... 0 yorum var - 03 Mayıs 2008 14:55Küçük bir kız vardı o gece kollarında hatırlar mısın?Gözyaşları yanaklarından süzülen ne olduğunu anlamamıştın hani,her şey bir anda oldu,o da anlamadı aslında.Çok kez düşünmüştü oysaki “ben ne yapıyorum” diye her seferinde vazgeçmek için geldi kapına “bu son” dedi “bu son sığınışım…” O da biliyordu ki ne ilkti ne de son… Daha ne kadar yakacaktın canını?Derin bir nefes aldı gözlerini kapadı sımsıkı “hadi masal perileri çıkın ortaya ve durdurun zamanı.” Usulca araladı gözlerini saatin tik taklarını işitti kulakları ve yanaklarından süzülmeye devam etti yaşları.Oysa ne olduğunu anlamamıştın,o da…Bu da neyin nesiydi?hep başı dik ayakları yere sapasağlam basan küçük kıza neler oluyordu böyle?Neydi canını yakan?İçinin zehrini akıtınca bitecek miydi her şey?Derin bir nefes aldı kapadı gözlerini ve açtı.Değişen bir şey yoktu pencereden dışarı baktı sabah olmak üzereydi.Başının döndüğünü fark etti aldırmadı nasılsa geçecekti her şey.Sabah olmak üzereydi güneş doğacak herkes bir yöne savrulacaktı yine her zaman ki gibi yağmurlar unutulacak…Peki güneş doğacak mıydı?Her ne olursa olsun dedi ve gömdü başını kokusunu çok sevdiği sığınağına huzurlu bir uykuya daldı.Deliksiz uyuyabildiği -sevgi molalarını saymazsak- tek yer burasıydı … |